Türkiye Cumhuriyeti

Melburn Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Başkonsolos Sayın Aydın Nurhan'ın Yeni Yıl Ve Veda Mesajı , 03.01.2012

T.C. Melburn Başkonsolosu Sayın Aydın NURHAN'ın Yeni Yıl ve Veda Mesajı  

"Kardeslerim,

 

Bakanlar Kurulunun 20 Aralik 2011 tarihli kararnamesiyle Akra’ya Buyukelci olarak atanmis bulunuyorum.

 

Aklim yeni gorevimde, kalbim ise meslek yillarimin en guzellerini gecirdigim Melburn’da.

 

Melburn’u esim Betul ve benim icin guzel kilan sizler, guleryuzlu Aussie’ler, Baskonsolos dostlarimiz ve tabii memurlarimiz idi. Hepinize minnet ve sukran borcumuz var, hakkinizi helal edin.

 

Benim devlet memuru olarak birinci gorevim, toplumumun huzur ve baris icinde olmasini saglamak idi, fitne, nifak ve tefriki aramizdan uzak tutmak idi. Bu amaca epey yaklastik, ama huzur bir cicek gibidir, surekli sulanmasi, sevgi ile beslenmesi gerekir. Umarim, toplum liderlerimiz ve ozellikle genclerimiz bu hususta en iyi niyetle calisirlar.

 

Aramizdaki ahengin en somut ornegi Baskonsolosluk 2011 Cokkulturluluk Odulunu alan “Harmoni Platformu” oldu, bu guzel girisimi ozellikle yasatmanizi, onu hassasiyetle korumanizi, kisisel heveslere kurban etmemenizi istirham ediyorum.

 

Sizlere arzetmek istedigim ikinci husus, Baskonsolosluk olarak en iyi ve guleryuzlu hizmeti verebilmek, “vatan hainligi” ile esdeger tuttugum, halki devletten sogutucu, hatta devlete dusman edici kotu burokrasiyi Baskonsolosluk disinda tutmak idi. Umarim sizlere iyi hizmet verebilmis, devletimizle aranizda muhabbet koprusu kurabilmisizdir, Konsoloslugunuza, yuvaniza severek, guvenle gelmenizi saglayabilmisizdir.

 

29 Ekim konusmamda da arzettigim gibi, onceligimiz kulturel etkinlikler idi. Yukselen Turkiye’miz ekonomik, askeri, sosyal, teknolojik alanlarda hizla on siralara geciyor. Ama yukselen Turk burjuvazisi icin uluslararasi arenada dile getirilen kritik, kuresel koyde Turk kulturunun etrafina henuz yeterince isik sacamamasi.

 

Teknolojiyi bir gecede transfer edebilirsiniz ama Kultur ve Hukukunuzu kimseden ithal edemezsiniz, bunlari zaman icinde kendi ruhunuzdan ufurmek zorundasiniz. Iste bu nedenle tum gucumuzle kulturel etkinliklere yuklendik ve birlikte cok basarili ve buyuk projelere imza attik. Artik Melburn’da kulturel varligimiz inkar edilmez sekilde tesis edilmis bulunuyor.

 

Bu arada bir latifeyi de ifadede yarar var; su anda Disisleri Bakanligi Kultur Dairesi Baskani olan onceki Melburn Baskonsoloslarimizdan Ihsan Sakarya, bir sure once bana gonderdigi bir mesajda espri ile “Kultur Dairemiz sirf Melburn’a calisiyor” demis idi.

 

Kulturel alanda baslattigimiz ve buyuk ivme kazanan etkinliklerimizi daha da saglam temellere oturtmak amaciyla yeni Baskonsolosluk konutumuzun giris katini kulturel faaliyetlerde kullanilmak uzere tasarladik. Veda resepsiyonumda ilk kez kullandigimiz, “Yukselme Cagindaki Turkiyemizin Sembolu” “Marble Hall”, Turk ve yabanci herkesin begenisini topladi. Icinde Yamaha Grand piyano da bulunan salonumuzun kisa zamanda Melburn’un en cok konusulan kultur merkezlerinden birisi olmasi, kultur cevrelerindeki herkes icin “The Venue” olmasi, hayalimizdir.

 

300 kisilik “Marble Hall” Turk toplumunun Melburn’a kucuk bir hediyesidir. Bu salonda resitaller, sergiler, konferanslar, kokteyl ve oturmali yemekler vb. kulturel ve akademik her tur faaliyet bedava olacak, isteyen Turk ve Avustralyali dernekler hicbir burokratik engel ve gecikme olmaksizin, yalnizca gun alarak salonumuzu ucretsiz olarak kullanabileceklerdir. Keza 8 yatak kapasiteli misafirhane katimiz sayesinde otel masraflari sifira ineceginden, dunyanin her tarafindan sanatci ve akademisyen getirmemiz de cok daha ucuza malolacaktir.

 

Bu salonda yabancilar tarafindan yapilacak her kultur faaliyetinin yari kulturel kazanci bizim olacak, her etkinlikte “Marble Hall”dan bahsedilecektir.

 

“Marble Hall” bu haliyle minik bir kultur merkezi gorevi yapacak, yogun talep nedeniyle kisa surede yetersiz hale gelecek ve daha sonra da ardindan “Yunus Emre” kultur merkezi ihtiyacini getirecektir.

 

Cagimiz “grassroots” iliskiler cagidir, “public diplomacy” cagidir. “Marble Hall”umuz, Public Diplomacy alaninda dostumuz bircok Baskonsolosun gipta ile baktiklari bir mucevher olmustur. Bu mucevheri, kultur yuvanizi, korumak ve en etkin sekilde kullanmak gorevi artik sizlere, oncelikle de genclerimize dusmektedir.

 

 Kulturel etkinlikler disinda onem verdigimiz bir diger onemli husus ise cagimizin en onemli entelektuel ihtiyaclarindan birisi olan “Think Tank”lardir. Yukselen Turkiye’ye artan ilgi oraninda onem kazanan konferanslar konusunda toplumumuzda uyanis baslamis bulunmakla birlikte, bu alanda cok daha etkin olunmasi gerektigine inaniyorum. “Marble Hall” merkezi konumu itibariyle bu alanda da ciddi bir ihtiyaca cevap verebilecektir. Hatirlanacagi uzere ben de bircok akademik ve entelektuel cevrede konusmalar yaptim ve Turkiye’ye epey ilgi oldugunu bizzat musahade ettim. Ozellikle genclerimizden ricam, “Marble Hall”da yerli ve yabanci uzmanlari davet ederek periyodik lecture toplantilari yapmalaridir.

 

Onemle uzerinde durdugum ve cesitli vesilelerle vurguladigim gibi, Avustralya artik yeni vataninizdir. Ona sahip cikin, Avustralya Milli Marsini ezberleyin ve gonulden soyleyin, bu marsi baska etnik gruplar coskuyla soylerken sizler suskun kalmayin, yeni vataniniza siz de digerleri gibi sahip cikin. Bunun  Turkiye’ye muhabbetinizi eksiltmesinden korkmayin, Baskonsolosunuz olarak ben tesvik ediyorum sizleri, Sayin Cumhurbaskanimiz ve Sayin Basbakanimiz da entegre olmanizi istiyorlar bulundugunuz yeni vatanlariniza.

 

Cocuklarinizi mutlaka okutmaya calisin.Yuz tane ev alacaginiza bir hayirli, alim evlat yetistirmeye bakin. Hayirli, alim evlat, iki cihan saadetidir, unutmayin. Cocuklariniza “dokunun”, onlari kucaklayin, sefkatle yetisen cocuklar hayata psikolojik olarak cok guclu baslarlar, kolay kolay cokmezler yasamin guclukleri karsisinda.

 

Camilerimiz artik kultur merkezlerine donusmelidir. Toplumsal ihtiyaclar camilerimizin etrafinda kulliye ornegi okul, sosyal tesisler, kulturel etkinlik, hatta yaslilar icin tesislerin bulundugu merkezler haline gelmelerini zorlamaktadirlar.

 

Bu dusunce ve duygularla sizleri Allah’a emanet ediyor, hakkinizi helal edin diyorum. Ben ise, yuce milletimizin hakkindan bana odenen maasin karsiligini bir nebze vermeye calistim, benim sizlerde hakkim yok, umarim devletimizin ve sizlerin bana verdiginiz degere ve guvene layik olabilmisimdir.

 

Bu vesile ile yeni yilinizi da kutluyor, sizlere, yuce Turk Milletine ve insanliga hayirli, ugurlu olmasini diliyorum.

 

Allah’a ismarladik aziz kardeslerim.

Aydın NURHAN